Bir çok olay ile karşılaşıyoruz. Yazarımız aksulamel in karşılaştığı iletişim kurduğu insanlarımız ile ilgili anektodları burdan takip edeilirsiniz. Beğeninize
1.. Bir Kur’an kursuna devam eden öğrencilere haftada iki gün Danışma ve Rehberlik yapmak üzere kararlaştırmıştık. Öğrencilerle ilk görüşmede tanışmayı ve kendilerini tanıma adına hazırladığım bazı ön bilgileri içeren sorulardan oluşan formu uygulamayı planlamıştım.Randevu öncesi yurt müdürü telefon açtı ve saat kaçta geleceğimi ve bir şey isteyip istediğimi sorduğunda kendisine, saat 17:00’de orada olacağımı ve öğrencilerin birer kalemle gelmelerini rica etmiştim. Yurda geldiğimde müdür bey çıkmıştı ve konu ile ilgili sorumluluğu o gece nöbetçi kalacak olan hocaya (hafızlık hocası) iletmişti. Namaz vakti yakın olduğu için görüşmeyi namaz sonrasına erteledik. Öğrenciler kalabalık olduğu için iki grupta görüşmeyi planladım. Namaz sonrası birinci grubu sınıfa topladık. Yaklaşık 25 kişilik grupta iki ya da üç kişinin kalemi vardı. Kalem bulmaya gidenler oldu ve 2-3 kişinin daha ancak kalemleri oldu.Yurttan dışarı çıkıp bir kırtasiyeden her öğrenci için kurşun kalem ve silgi alıp yurda döndüğümde zaman epey ilerlemişti. Öğrencileri yemeğe gönderip daha önce yemek yiyen diğer grubu sınıfa aldım. Tanışma ve yapacağım çalışmaların izahından sonra formu doldurmaya geçtik. En son bir öğrenci kalmıştı. O sıra nöbetçi hoca da sınıfa girdi ve öğrencinin Gürcistan’dan geldiğini söyledi. Anladım ki Türkçe konusundaki sıkıntısından dolayı formu yavaş doldurabiliyordu. Formda öğrencinin kişilik özelliklerine ilişkin sorulardan birinde ‘liderlik’ özelliği ile ilgili bir madde vardı. Gürcü öğrenci: ‘Hocam liderlik ne demek?’ diye sordu. Ben tam izah etmeye başlayacakken nöbetçi öğretmen soruyu üzerine aldı ve: ‘Lider, topluma örnek olan. Giyimiyle, hayatıyla, davranışlarıyla, yaptıklarıyla…’ anlamında birkaç açıklamadan sonra; ‘mesela Hz. Muhammed bir liderdir, Atatürk bir liderdir’ örneklerini de vermeyi ihmal etmedi… 2….Merkez müdürümüzle birlikte seminer için şehire gelecek olan misafirimize uçak bileti almak için bir turizm şirketine gittik. 3-4 katlı bir binanın girişinden daracık merdivenlerden bir üst kata çıktık. Sağlı sollu iki kapı. İkisi de şirkete ait. Sağdaki kapıdan içeri gülsuyu ve hacıyağı kokuları eşliğinde girdik. Çalışalar ve konukların ekserisi sakallı ve meraklı bakışlarla sorumuza cevap verme telaşındalar. Uçak bileti için soldaki kapıya yönelmemiz gerektiğini bildirdiler. Meğersem sağdaki kapı hac ve umre turları içinmiş. Soldaki kapıdan içeri girdiğimizde tam karşımızdaki masada başı açık bir bayan biz; ‘hoş geldiniz, size nasıl yardımcı olabilirim’ mealinde bir yaklaşımla karşıladı ve uçak biletlerini kendisinden aldık. Sağ arka tarafta bir başka masada bir başka ama başı kapalı bir bayan daha çalışıyordu ve ofis ise parfüm kokuyordu. Ofisten çıkıp merdivenlere yöneldiğimizde gülsuyu, hacıyağı ve parfüm kokularından zihnimin ve gönlümün mutasyona uğradığını hissettim...
23/02/2011 aksulamel