YA HEP YA HİÇ
Ya hep ya hiç… Bir kişi orda İsrail ‘in işgalini haksız olarak görmüyorsa ya riyakardır ya kötü niyetlidi. Önce bunun cevabını versinler. Küfür tek millet. Burada buna bu yöntemle bakmazsan bir yere varamazsın. Stalin diyorki:
“Birkaç kişinin ölümü trajik binlerce ölüm ise istatistiktir”! Bu gözle nasıl bakarsın Irak’a
Sunni direnişi oportinist peki Şii direnmeyişi de oportinist. Sen niye karşı çıkmıyorsun.Ülken işgal edilmiş onuda sormalı.
Emperyalist mantık kitleleri avlıyor. ABD li birine soruyorlar. Orda ırakta kitle imha silahları yok niye işgal ettiniz? Deyince daha önce kullanmıştı cevabını veriyor.
ABD ben güçlüyüm. Dolayısıyla haklıyım. Ne istersem yaparım, diyor. Bu orman kanunu . Bu Allah’sız uygarlık. Sadece güç ve kuvvet tanır. Başka bir şey tanımaz
Ateş inkılapçıdır. Her şeyi yakar yıkar. Suda inkılapçıdır. Her şeyi söndürür. Tersini yapar.
İsrail’in doğru yanlış bir inancı var. Adamlar inanıyor. İsrail’in barış yanlısı olması yanlış. Barış yanlısı olsa orda ne işi var Yahudilerin? Her yerden geliyorlar. Yoksa niye gelsinler.
Filistin’de Filistinliler leoparın derisi gibi yuvarlak yuvarlak birbirleri ile irtibatları yok. Kesiyorlar. İrtibatlarını koymadılar. Şimdide duvar örülüyor. Öldüre öldüre bitirmeyi hedefliyorlar. Yada çok küçük birimlere ayırıp etkisiz hale koymayı hedefliyorlar.
Burada sorulması gereken soru var. Bir avuç Bosnalı, Çeçen, Filistinli mücadele ederken 7 milyon Azeri bir Ermenistan’a bir şey yapamıyor. Kerkük’te Türklerden bir ses çıkmıyor.
Azınlık ırkçılığı yaparsan o zaman olmaz. Bizim ırkımızı hiçe saymamız karşı tarafa da azınlık ırkçılığı hakkını vermez. Niye Şeyh Said asılıyor da Said Nursi’ ye bir şey olmuyor. Bu sorunun cevabınıda vermek gerekir.
Türklerin satacağı bir tek meta var. Oda İslam…
GÜNCEL
Vaktiniz varsa 24 Ocak kararları zamanındaki gazeteleri okuyalım. Yapısal değişiklikler vb. haberler. Şimdide yine aynı. Hiç farkı yok aynı tavır. Devam ediyor. Bir Büyük Doğucu olarak meselelerin arkasındaki olayları bilmeli insan.
Büyük Doğucu tül perdeyi sıyıran insandır.
Büyük Doğucu gösterilmek isteneni gören değil,eşya ve olayları olduğu gibi gören insandır.
Bir ülkeyi ele geçirmek için önce iktisadını, sonra sanayisini ele geçirmek gerekir.
Şimdi yabancılar banka alıyor. Finans sektörünü ele geçirmek istiyorlar.
Birde Türkiye’de mülkiyet el değiştiriyor. Ve küresel zincir içerisinde mülkiyet el değiştiriyor.
Bir ülkenin ekonomisinin değerlendirilmesinde;
1. Borçların azalması,
2. Yeni borçlar yapılmaması
3. Doğrudan sermaye girişi,
Bu üç madde önemlidir. Bizde
1.Tüketim ile büyüme
2. Sıcak para
3. Borçlanma-borç erteleme
1983-2003 1 trilyon 55 milyar dolar iç borç toplamı ve 316 milyar dolar faiz ödemesi. 2004 yılında toplam borç artarak 316 katrilyon oluyor. Bu toplam içinde iç borç artarak 224,5 katrilyon, iç borç %8.5 artarak, 68,4 katrilyon olmuştur.
280milyar USD gayri safi gelirimiz var. 250 milyar USDiç ve dış borcumuz var.
Anahtar kelime bu. Borç çarkına çomak sokmayıp devamına izin verenler mucize yaratıcıları oluyor.
Bir hikaye varya. Bir holdinge sınavla adam alacaklarmış. her girene 2 kere 2 kaç eder diye soruyorlarmış. Herkes 4 eder derken birisi de kaç olmasını emrederdiniz efendim, demiş onu almışlar işe. 1900 yılında Hindistan’ da Kadıyaniler, İngiliz emperyalizmine boyun eğen Hindistan için ‘ Cihad var mı? ‘ sorusuna hayır cihad kalem ile olur, cevabını vermişler. 1979 da Afganistanda cihad var niye ABD orda olmadığı için. Bugün yine cihat yok. Niye…Deniyorki 16. yy da Osmanlı Avrupa’dan geri değildi. Biz meseleye medeniyet olarak bakıyoruz bu eğer uygarlık meselesi ise gerilememiz çok eskilere dayanıyor. Viyana’yı feth etseydik ne olurdu? 10-20 yıl sonra geri dönerdik. Niçin siz batıdaki yazılan yazılara,kitaplara bakmadınız? Metafiziğine baktınız da fiziği ile niçin ilgilenmediniz,?
İslam akidesi burjuva üretimine uygun bir iklim yaratmaz İslamdaki tasarruf eğilimi burjuva ile aynı değildir. O, serbest piyasa ekonomisine aykırıdır.
250 yıldır bir kabuk değiştirme işlemi yapılıyor. Burada islami olarak akideler düzeltilmeye çalışılıyor. 250 yıldır Kur an ve hadis öyle yazdıysa halkta böyle tashih ediyor!!!
1838İngiliz ticaret anlaşması “ülkede tekelin kaldırılması 1838 de söyleniyor.
Antik Grek, Roma ve bu uygarlığın oluşturduğu Rönesans, reform keşifler, ve sömürü ile yeni bir uygarlık yaratıldı. Osmanlı askeri alanlarda tokadı yedikçe batıya yöneldi.
Rönesans’ın getirdiği yenilikler olmasaydı coğrafi keşifler olmazdı. Tabiatın birliği ilkesi olmasaydı coğrafi keşifler olmazdı. Bu bir süreçtir. Orta çağ büyülerinden kurtuldu ve ilerledi. Biz bunu anlayamadık. Ve batılılaşma çabaları ile giderilmeye, burjuva oluşturulmaya çalışıldı.
Bu süreç 1829 da başlıyor ve 1838 İngiliz ticaret anlaşması ve 1854,1856 arazi kanunları , 1. meşrutiyet, 2. meşrutiyet ve cumhuriyet….
Türkiye kabuk değiştirirken eskiler daha namuslu idi. Bir taraf din terakkiye mani derken öbür taraf hayır değildi diyordu erkekçe.
1946 da diyalektik bozuldu. Demokrat parti ile ortaya çıkıyor. Ve iki tarafta kıvırmaya başlıyor.
İslam’ın iyisi burjuva olmaya engeldir. Kur an’ın bütün ayetleri yükselen değerlere aykırıdır.İslam, sınıfsız bir toplum (sosyolojik anlamda) sunuyor. Batı da ise sınıflı bir toplum oluşuyor.
Rekabete dayalı serbest piyasa ekonomisi üretim biçimi bütün genleriyle İslam a aykırıdır.
Bütün yenileşme hareketleri sömürgeleştirme hareketidir.
“Biriniz diğerinizden üstün değilsiniz, ne varki takva yönünden üstün olmayasınız”
Hz. Peygambere soru sormaya cesaret edemeyen bir gence peygamber: “ Sıkılma sıkılma sor. Ben kuru ekmek yiyen kadının çocuğuyum” buyuruyor.
Batı uygarlığının temeli Yunan’dır. Yunanlılar, Yunan olmayanlar. (barbarlar)bu sınıflı bir toplum. Ta o zamandan başlıyor. Paraselsus’un mübdei ‘Kızılderililer Hz. Adem den meydana gelmemiştir, diyor. Baronlar, senyörler, proleterler hep onlarda.
Sanayi devrimi ile serf ler işçi proleter olurken, senyörler fabrikatör oluyor. Ve yine sınıflı bir toplum var. İslam da bu sınıflı bir topluma izin verilmiyor.
İslam, sınıfsız bir toplum yapısı olduğu için rekabete dayalı sınıfsız bir toplum yapısını gerçekleştiriyor.
“ Güneşin altında yeni bir şey yok”
Batı dünyasında kadın, 2. plandadır. Orda şehvet tuzağı olarak görülür. Ve ondan dolayı kadın hakları çıkıyor.
Batı da insan sevgisi yok. Bunun karşısına diyalektik olarak hümanizm çıkıyor.
Batıda insanlar din ve mezhep yüzünden birbirini öldürüyor, ve diyalektik olarak karşısına Laiklik çıkıyor.
İslam da insan sevgisi, kadın sevgisi, iman sevgisi var.
İngilizler, İrlanda yı işgal etmiş ve milyonlarca insan ölmüş mezhep kavgasından. Orda olsam bu laikliği anlarım. Bizde laiklik anlaşılmaz. Resulullah buyurmuş ki : Kadınlar Allah ın emanetidir” kadın hakkını anlamıyoruz.
Allahsız batı uygarlığı ile vahdaniyet itibarıyla İslam arasında tamamen zıtlık var. Bizim dinciler ne yapıyor? Bunları tashih ediyor.
Bizim burda burjuva çıkmaz. Adam 300m2 lik yerde karı-koca oturuyor. Çalıyor,çırpıyor, yapıyor. Halbuki burjuva yatırıma yönelir. Amaçları yarın daha iyi yaşamak değil, bu gün daha iyi olmak. Ama Müslüman yaşantısıyla yarını düşünmek zorundadır. Lüksten kaçmak, yarın ne olacağını düşünmektir görevi. Farklı yaşamak değil, yarını öbür dünyayı yaşamaktır .
Eğer Kabe, Hz. İbrahimve Hacer-ül Esved taşı Cennet ten geldiyse, onu Peygamber öptüyse, eğer tavaf; arşın etrafını dönen melekleri temsil ediyorsa, eğer cins ve cinsellik yoksa, ırk yoksa… Sen kendine ondan ayırt edici bir özellik takıyorsan oda şirktir.
Birinde kişiliğin silinmesi, bireyselliğinin reddedilmesi , diğerinde bireysellik 1. planda
Halk islamı ciddiye almıyor. Daha doğrusu hiçbir halk ideolojiyi, dini ciddiye almaz. Halkın hangisi faizi sorguluyor.
Alışmaya alışmayınız. Ortada bir facia var. Her şeye alış, her şeye alış… Nereye gidilecek.
Bir sohbet toplantısından sonra kafayı buluyorsan bilmem… Buysa yanlış yoldasınız. Yok ne oluyor? Ne olacak halimiz derseniz işte o zaman bir şeyler olur…
05/02/2005 a.biraderoğlu