header Anasayfa | Açılış Sayfam Yap | Favorilerime Ekle | "

 Belki de gerçekten bir giz düzen vardır;tarih,yitik bir mesajı yeniden oluşturmak için girişilen bu savaşın sonucundan başka bir şey değildir. Biz onları görmüyoruz ama onlar görünmeden çevremizde dolaşıp duruyorlar..." Foucoullt Sarkacı(UmbertoEco)Tutak,Kayseri'de yıkılan eski bir mahallenin adı.İki kemer, iki mahalle, ben ve ötekidir Buyuk Dogu net Lingi /

Sitede Ara   Gelişmiş Arama »
     
Bölümler
Arşiv
Pzt Sal Çrş Prş Cum Cts Paz
123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031

Eposta Listesi
Eposta Listemize Kaydolun:



email Arkadaşına Gönder | print Yazıcı Versiyonu | comment Yorumlar (0 gönderildi)

Savaşlar

Yazan hiç on Kasım 10,2007

image
  Savaslar, yüzyılların savaşı, iki tarafın haklı olduğunu iddia ettiği bir savaş. Çoğu zaman güçlünün sürdürdüğü savaş...

Güçsüz, her zaman korkulu rüyası olmuştur o insanları. Güçlünün mağlup ettiğini sandığı…. Ya çoğunun zafer sarhoşluğu ile rehavete kapıldığı “Ne oluyor?” demesine fırsat kalmadan Viyana kapılarından sürülür, ya da ben güçlüyüm deyip saldırdığı insanların “Bu da nerden çıktı?” dedirtecek şanlı bir direnişiyle  karşılaşır.

‘Korku dağları bekler.’  Her zaman mağlup olan, ezilen o insanlar zaferi göremese de karşısındakine zaferi tattırmaz.  Yetmez mi bu?

Senin mağlup sandığın boyun eğerse kurtulur. Ama asıl o zaman mağlup olur. Ya boyun eğmezse?…

İşte o zaman kıyamete kadar karşısındakinin korkulu rüyası olur. O korku ki onları tedirgin edip devamlı kin, kan ve vahşete bulaştırır. Bir ağaç gürültüsünden korkar. Gök gürültüsünü bomba zanneder. En ufak alışılmış bir hareket onları panikletir. Galip gelmişlerdir ama yaşamlarında böyle bir mağlubiyet vardır onların.

Yüzyılların birikimi ile ihanet eden, bu  insanlar, bu ihanetinin dışa vurumu olan savaşla karşı karşıya kalır. Haklı sandıkları davalarında bir kez daha ihanetle karşılaşırken tarih içinde çabaladıkça çamura gömülür. Her hareketleri ihanetle sonuçlanır. Ne kendi ideolojilerinin ne de 2. bir dünyanın hesabını veremezler. Veremedikleri için çabaladıkça batarlar. Masum rolüne girer, kimi zaman suçsuz  görünür, kimi zaman insanların içine fesatlık tohumu atar. Kendinde alenî vuracak gücü bulamadığı için hep içten vurmuştur. Fesat tohumları ile yeşeren bu insanlar kendilerini güçlü hissettiklerinde ve destekçilerinin çoğaldığı bir anda karşısındakine vurmaktan hiç çekinmez. Kendine göre bir sürü kanıt bulur. İşin tuhafı bu kanıtlara da bir çoğu inanır ya da inanıyor görünür.

5000 yıllık birikimin bir tezahürü olarak ortaya çıkan bu ivme- Karadeniz’e kadar ulaşsalar da- ne dün, ne bugün, ne de yarın huzur bulamayacaklardır. Bu huzursuzluğunun kaynağı bizzat kendileridir. Kendi kendilerini huzursuz edip suçu karşıya atmakta mahirdirler. İhanet üstüne kurulu gelecekler bir kurt gibi içten içe onları yiyip hastalayacaklar ve onlar hastalandıkça da karşısındakine bu hastalığı veya kokusunu bulaştıracaklardır.

Milletlerin geleceği ve huzuru doğru duruşu olan insanlara aittir.


545 defa okundu

Bu yazı hoşunuza gitti mi?

1 2 3 4 5 Rating: 5.00Rating: 5.00Rating: 5.00Rating: 5.00Rating: 5.00 (toplam 17 oy)
comment Yorumlar (0 gönderildi)
En Popüler
En Çok Yorumlanan
En Çok Tavsiye Edilen
Yazarlar