HAKDÜNYAYA VARMA (onlar hak dünyada biz yalan dünyadayız)
Kayseri'de 1967 yıllarında 10 yaşında daha çocukluğumda Anneanemgile giderken bir levha görürdüm. Büyük Doğu fikir kulübü… Başka kulüplerde sandalye var kağıt ,okey oynarlar ama burada iki issiz! oturmuş konuşurlardı. Çocukken anlam veremezdim. Bunu yıllar sonra söylediğimde Mustafa Dinçel işte o iki kişiden biri benim . Öbürüde Ahmet Taşçı idi dedi. Trafik kazasında 15 gün önce vefat eden Mustafa Dinçel ağabeyime Allahtan rahmet dilerim.
Sonra Büyük Doğu Fikir Kulübünü aradım bulamadım. Türk ocağı altında müftülük binasının altında otururlarken tanıştım onlarla. Daha sonra MTTB de bir araya geldik. Ve Söğüt fikir kulubü olarak yolumuza devam ederken geçmişte söylediğimiz Ah bir dolmuşumuz olsa da gezmeye gitsek” dediklerimizide unutmadık.
Arkadaşlarımdan Mustafa Cabad da kekvakfı nın sitesinde aşağıdaki açıklamayı yazmış aynen alıp biri iki eklemede ben yapmak istiyorum.
Mustafa Cabad: “Önce Ziya OLGUNHARPUTLU yakalandı yulaf tabir edilen akciğer kanserine .”Büyük Doğu “ okulunun bizim yaş gurubundan olan ilkini hastalığının teşhisinden sonra üç ay içinde verdik toprağa 1978 yılında.Bizim neslin akran ölümüyle olan ilk tanışmasıydı bu olay ve bizi derinden etkilemişti.Peşinden Üstadın ölümüyle karşılaştık 1983 yılında .Üstadın en küçük oğlunun telefon açıp “Üstad öldü gelin” diyen sesi hala kulaklarımda.Bir otobüsü doldurup Üstadın Erenköy’deki evinin bahçesine girişimiz,oradan Vakıf Gureba Hastanesi gasil hanesinde Üstada son vazifemizi yapışımız ölüm gerçeğiyle bir kez daha yakından tanışmamıza vesile oldu.Daha sonra bir yaz günü bağrı yanık arkadaşımız Kenan KUZUİMAM ‘ın apansız ölümü evinin önünde bir cenaze aracında yıkanışı burnumuzun direğini bir kez daha sızlatmıştı.Daha çok işimiz var diyen bir arkadaşa Erciyes Üniversitesi Hastanesinde ilk teşhisin konuşu ve doktorların hemen tedaviye başlanması lazım ikazıyla bizdeki telaş ve çaresizlik içindeki alternatif tıp arayışı daha dün gibi hatırımızda.Ve kolon kanseri teşhisinden iki yıl sonra 27.11.2008 de toprağa verdiğimiz Mustafa ÖZKÜÇÜK akran ölümünün ibret verici üçüncü örneği olarak yüreğimizi acıtmıştı . Derken birdenbire hiçbir hastalık teşhisi falan konmadan bürosunda kalp krizi neticesinde ölüm gerçeğiyle bir kez daha yüz yüze geldik Ali TAŞCI ‘nın ani ölümüyle 2010 Mayısında.Derken bir kalp krizi de Ankara’da Mehmet SOYAK’ı yakalamış ambulans uçakla İstanbul’a gelirken havada ruhu teslim etmişti 2011 yılında .Ve bundan 18 gün önce Çarşamba günü Hatıroğlu camiinde yatsı namazını kılıp Kayseri Eğitim ve Kültür Vakfının Çarşamba geceleri oturma gününe hazırlık yapmak için yola çıkan Mustafa DİNÇEL’e çarpan bir araç onun da onbeş gün süreyle koma halinde yatmasına sonra da Erciyes Üniversitesi gasil hanesinde yıkanıp kefenlenmesine sebep oldu.Sayıları hepsi hepsi bir dolmuş haydi bilemedin bir otobüs dolusu olan bu insanların içinden bir çırpıda sayabildiğimiz bu kadarının ahrete göçüşü biz akranlarına ahreti hatırlatması bakımından belki de en büyük derstir.İnna lillah ve inna ileyhi raciun.Hepsine Allah rahmet eylesin.”
Bu arada bir çok arkadaşımız, onun ahreni, bizim ahrenimiz vefat etti. 20 yıl önce Yaşar Elter, 3,4 sene önce Derviş Kuzuimam, MTTB de başkanlık yapan Mustafa Şencanlar VE Savulun yoldan çay geliyor çay diyen cennetlik Fuat Livdemir.
50 sene önce fen edebiyat fakültesinde okurken anarşi olayları dolayısı ile hakkımı helal etmem dön diyen babasını kırmayıp dönen ve 25 yıl ilkokul öğretmenliği yaparken hastalanıp aramızdan ayrılan Mehmet Gökalp ağabeyimiz..
İlk Büyük doğu kulübü üyelerinden,1950 lerin kurucularından Ali Pehlivanoğlu ağabeyimiz de aramızdan ayrıldı. ve oda bir çoğu gibi haberimiz olmadı.Vefatı 45 gün olmuş. Evlenirken düğünümüze çağırdığımız, gittiğimiz arkadaşlarımız çocuklarının düğünlerinde bazılarımızı unuttular, farklılaştılar. Ama diriler unutulsada ölülerimizi unutmamamız gerekirdi.
Ve adını unuttuğum bir çok arkadaşımız ağabeyimiz, aramızdan ayrıldı.
Zaman döne döne bu ana geldi. Kimimiz mağlub olduk, kimimiz maddi sıkıntı çektik, çoğaldığımız ve çoluk çocuğa karıştığımız için bir birimizi unuttuk. Fakat Büyük Doğu’yu unutmadık.Kimimize yön kimimize 2. vicdan oldu. Unutsak bile o unutturmadı unutturmayacak. Unutanların beyninde bir kurt gibi dolaşacak.
Müjdeler olsun müjdeler olsun. Ölümüde öldüren Rabbe secdeler olsun..30 kasım 2011