NE KALDI?
Atom bombası atılan şehirde bile bir iz bir nişane kalır.Ama Kayseri’de ne bir iz ne bir geçmiş kaldı.
Üç beş medrese,kümbet bir iki eski ev. Şehrin geneli taş yapılarla kaplıydı. Hepsi doğadan alınan katkı maddesi bulunmayan evler. Bu taş yapıların ‘unu geçmeyen güzel fakat güçlü insanların yaptırdıkları evler. % 90 ını yok edip Kayseri Evleri diye onarılan bu bir iki ev mi Kayseri evleri?
Tabi Kayseri mimarisi deyince bu güzel evler akla gelir. Öbürlerini mimari bir özlelliği olmadığı için saymayabilirdiniz. Fakat yıkmamalıydınız.
1920 lere kadar tek katlı olan şehrin genelindeki evler… Müslüman evleri. Cam bulamayıp ‘Tavşan Pencereli’ evler. Havalandırılması için tavanını açıp göğe bakan, soğuktan “melefe” örtülen evler. Duvardan kazanmak için komşusunun duvarına sırt veren evler. Soğuktan korunmak için tahta ile bölünmüş tahtalı, altı ahır üstü evler.
‘Komşumun avlusuna pencerem yok ki dövüşeyim’ sözünün söylenildiği evler.
Hepsi yıkıldı. İçlerinden birkaç ev oda azınlık ve güçlü insanların evleri. Şimdilerde onarılıyor, Kayseri evleri diye. Şüphesiz güzel evler. Çocukken hayran hayran baktığım evler. Fakat ’ ının evleri nerede? Hiç mi bir tanesi korunmazdı?
Gültepe- Kaniş’teki 5 bin yıllık bir geçmişte insanların tuvaletlerini bulan arkeologlar onları nasıl koruyor da burada ki bir iki kötü de olsa genel yapıları içeren bir ev korunmuyor?
Avrupa’ya gidip gelenler bilirler orda ki 1800 lü yıllardan kalma evleri. Nasıl korunduklarını ve nasıl kullanıldıklarını. Mahalle olarak duran bu evler gibi olmasa bile bir iki tane si korunabilirdi.
“Ben çok istiyordum böyle bir mahallenin korunmasını” demek yetmez. Hep birden istemeliydik.
Oraları terk edip amacı dışında kullanmaya zemin hazırlayıp “Yıkmaktan başka çare yok”demekle problemden kurtulamazsınız.
Oralarda hepimizin babaannesi, dedesi , ve bizler doğduk. Tatlı acı anılarımızı orda bıraktık. Yoksa geçmişimizde kurtulmak için mi yıktık oraları.
Geçmişimizden kurtulmakla yeni tarzımız bize huzur mu verecek sandık?
Daha beter olduk. Temizleyelim derken kirlendik. Sabun yerine zift sürdük. Erciyes’in karını bile kirlettik.
Haydin temizlenelim. Nasıl temizleneceksek?
Ahmet KOCAOĞLU 12/12/2005