İSLAM DEVLETİ nde Parasal (Mali)işler
İslam devleti istemek yetmez. Ona inanmak gerekir. Yüzyıllardır İslam coğrafyasında bir çok eksiği bulunan İslam devletleri eksikliklerini batı medeniyetinden alarak giderirken utanmadan Şeriat devleti özlemini dile getirirler.
Darb ı mesel olan “fakirlik sofuluğu bozar” cümlesi yeterdir. Şeriat devleti ilan etmekle şeriat devleti olunmuyor maalesef. Herkesin bildiği meseleleri kullanmak –recm, faiz, el kesme, kısas- gibi hükümleri uygulamakla şeriat devleti ilan etmenin hiç anlamı yoktur.
Yüzyıllardır bunu bize uyguladılar. Haklarımızı şeriatın arkasına gizlenerek yok ettiler. Bir iki hükümle İslam ı uyguladıklarını sandılar.
Ulema mali problemlerin dışında ne varsa hepsine hüküm verirken iş buna gelince tökezlemektedirler. Cevap bulamadıklarında sermayenin yeşili kırmızısı olmaz diyerek topu taça atıp bizzat bunlar hırsızlıklara ortak olmaktadırlar.
Bize İslam devletinin vasıflarını bulmak düşmez. Ulema dedi kodu yapacağına kendince bir yol bulmalıdır. Bu yol buluşu hiçbir ülke ve hiçbir devlet suç saymaz. Yeter ki sen doğrusun ortaya koy.
Kur an da en açık delil feraizdir. Miras bölüşümü ile ilgili bu bölüm hiç gündeme gelmez. Bugün ki laik devlet bile senin kadın 1 erkek 2 hisse alacak, bizde anlaştık desen karşı çıkmazken şeriat devleti olsa ve bu 2 ye 1 oranını uygulasanız ilk karşı çıkacak onlardır!
İmam nikahını kendine hak görürken kadının mihrini vermeyip boşamak ta İslam da yoktur. Onu şu veya bu nedenle imam nikahı ile nikahlayıp karısından önce ölene kimse bir kuruş vermemektedir. Kaldı ki laik devlet hukuk u bu suistimali bile giderebilmekte iken İslami kurallara bağlı insanın ahlakı parasal olarak bozulmaktadır.
Medeni hukuk unun; batı yaptığı için kopya çekerek mecelle adı altında bir çok hükmü ve şekli batı kaynaklı olmaktan öte gidememektedir.
En önemli meselesi emekli ve sigorta kurumlarıdır. Hangi İslam devletinde bununla ilgili İslami çalışma yapılmaktadır? Yok. Çünkü hazır kullanırken batıdan aldığı kurumları değiştirerek uygulamaktadır. Halbuki İslam da emeklilik kurumu yoktur. Çalışabildiği kadar çalışır. Yaşının olgunluğuna göre çalışma şekli değişir. Bunu batı emekli yaşını 67 çıkarmakla denemektedir. Yoksa genç yaşta emekli edip ademe mahkum etmek insanlığa hakarettir. İslam devletinde devlet bizzat halkın güvencesidir. Sigorta, emekli problemi yoktur.
Zekat, İslam devletinin olmazsa olmazlarındandır. Vergi devlete zekat halka verilir. Devlet bizzat bunun uygulayıcısıdır. Vergisini aldığı titizliği zekata da gösterir. İnsanların gönlüne bırakırsa vergi alamayan devletin yıkılması gibi yok olur.
Banka, çek , senet gibi işlerle hiç ilgilenmeyen İslami otoriteler buraları es geçerken özellikle bankaya bir cevap bulma zahmetine bile girmez . Bey tül mal kavramı bizde olmakla zamanla bu kavramı unutmuşlar yerine banka ve faiz müesseseni kurmuşlardır. Bu faiz yüzyıllardır insanlığı sömürmekte iken ilk faizi kendine ait olan alacak ile kaldırıp dünyaya ilan eden Hz Resül ü yok sayıp paranın yeşili kırmızısı olmaz diyebilmektedirler.
Kur an da açık açık helal- haram anlatılmakla birlikte bu helal ve haram güce göre değişmektedir. 25/12/2012 ahmet kocaoğlu
Asıl küfür devletinde de batı devletlerinde de helal kazanmak ve kurallara uymak esastır. Orda kendine yonttuğu hükümleri arabasının modeline uygulayabilmektedir.
Bugün bir İslam devleti kursak bu sorulara cevap bulabilir miyiz? Bulamayız. Her şeyden önce nefsimize ağır gelir.
Bu işin en kolay açıklaması “İslam devleti kurulduğunda hepsini hallederiz” demektir. Halbuki bu ve buna benzer ekonomik oluşumlara cevap bulmak zordur. Bugün İran da ki uygulama kamufle edilmiş batı ekonomi sistemidir.
İslam dünyası mali yapılanmalara kendi medeniyetinin elbisesini giydirme problemi olmadan yoluna devam ederken batının küresel kriz diyerek kendi ekonomik yapısından kaçtığı ve halkının bir çok batı şehrindeki kapitalizme karşı direnişi ile göze çarpmaktadır. İslam ülkelerinde seküler oluşumlar ve dünyevi kazanımlar hız kazanırken insanların çoğu dolmasına az kalan sandıklarını doldurma peşindedirler.ahmet kocaoğlu 20/01/2012