header Anasayfa | Açılış Sayfam Yap | Favorilerime Ekle | "

 Belki de gerçekten bir giz düzen vardır;tarih,yitik bir mesajı yeniden oluşturmak için girişilen bu savaşın sonucundan başka bir şey değildir. Biz onları görmüyoruz ama onlar görünmeden çevremizde dolaşıp duruyorlar..." Foucoullt Sarkacı(UmbertoEco)Tutak,Kayseri'de yıkılan eski bir mahallenin adı.İki kemer, iki mahalle, ben ve ötekidir Buyuk Dogu net Lingi /

Sitede Ara   Gelişmiş Arama »
     
Bölümler
Arşiv
Pzt Sal Çrş Prş Cum Cts Paz
123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031

Eposta Listesi
Eposta Listemize Kaydolun:



email Arkadaşına Gönder | print Yazıcı Versiyonu | comment Yorumlar (0 gönderildi)

BABİALİ BASKINLARI ve ittihat terakki

Yazan ahmet kocaoglu on Kasım 10,2007

image

İttihat ve Terakki Derneği;

‘Osmanlı imparatorluğu’nun olduğu kadar yeni Türkiye devletinin tarihinde de önemli rolü olan bu derneğin kuruluşu ile ilgili ayrıntılar hala bütünüyle aydınlanamamıştır.’ (Enver Ziya Karal Osmanlı İmparatorluğu Tarihi cilt9 sh9)

Bu cemiyetin 1906’da kurulduğu söylenir. Kurucuları, gizli cemiyetlere girip incelemişler ve onların çalışma prensiplerini incelemişler,en önemlisi de Selanik’teki Mason localarına girip bizzat çalışma usullerini öğrenmişlerdir.( Age. sh11)

Böyle bir yere çalışmalarını öğrenmek için girenler girdikleri gibi çıkamamışlardır. Yoksa mason locaları onlara biz böyle çalışıyoruz, siz de bizden kopya çekin diyecek kadar   aptal olamazlar. Bunlar her ne kadar kendi kişiliklerini yansıttıklarını söyleseler de sonuçta kime hizmet ettikleri hala muallaktadır.

2.meşrutiyet, önce Makedonya’da ilan edilir. Kendine buyrulmuş gibi 4 Temmuz1908’de dağa çıkıp ihtilali başlatır. Şemsi Paşa’yı sokakta öldürmüşler, Tatar Osman Paşayı da dağa kaldırmışlar.

Manastır merkezinde topçu yüzbaşı Kayserili Ziya, yüz bir pare top atarak meşrutiyet devriminin başlangıcını duyurur. Padişaha bu durum başka aksettirilip Ohri milli Alayının törenle karşılandığı için sevinç işareti olarak atıldığı söylenmiştir. Güya padişah da inanmış!(age9/37)

Çıkarları için kural ve kutsal tanımayan bu insanlar Enver Paşa’nın öldürüldüğü haberini yaymışlar. Viyana gazetelerinde de bu haber çıkmış.

23 Temmuz 1908 de İstanbul’da padişah toplantı yapar. Bu toplantıya şeyhülislam çağrılmaz.Abdülhamit istememiştir. Bu şeyhülislam’ın çağrılmaması ayrı bir araştırma konusu olabilecek niteliktedir. Ve 24 Temmuz  1908 sabahı meşrutiyet ilan edilir. Galatasaray’ın şampiyonluk sevinci gibi tüm ülkede herkes ,görülmemiş şekilde sokaklara çıkarak sevinç gösterilerinde bulunmuşlar. Kosova’da sevinçten havaya sıkılan mermilerle uzaktan bakanlar savaş oluyor sanmışlar. Müslüman kadınlar bu gösterilere peçesiz katılmışlar, dağlardan Bulgar ve Ermeni  çeteleri şehirlere inerek törenlere katılmışlar. Rum ve Bulgar papazlarla Yahudi hahamlar, hocalarla yan yana yürüyerek bu sevince ortak olmakla ileride başlayacak diyalog girişiminin başlangıcının kendileri tarafından yapıldığının farkına bile varamayacaklardır.

Bu olayların Makedonya isyanından  sonra oluşu da dikkat çekicidir. Olayı erken kavrayan Abdülhamit, yabancıların yapacağı darbeyi kendi yapmış ve 2. Meşrutiyeti ilan etmiştir. Karşı taraf da bu farkındalığın karşısında yeni stratejiler geliştirip çalışmalarını yoğunlaştırmışlardır. Sonuçta bir yıl sonra 31 mart vakası çıkıp Abdülhamit tahttan indirilmiş.

Bu olaylarda Enver, Talat, Cemal  Paşalar ve Dr. Nazım’ın açıkça adları yoktu. Çünkü olayları her ne kadar kendilerinin yaptığını zannetseler de arkadaki güçler zamanı gelmeden bunları ön plana çıkarmadılar. Bunlar da kendilerinin yaptığını zannettiler. “Sultan Hamit’i devirmeye zorladık. Kabul ettirdik.’ Peki sonra ne olacak diye sorulunca muhatabı: “ Sonrası Kolay” diye cevap vermişti.

Partinin lideri olmadığından halk arasında da şöhreti artan  Enver Paşa’yı liderlik koltuğuna oturttular. Önüne gelen tüm bu işlerde din silahını kullanıp kaçan da Allah Allah, kovalayan da Allah Allah diyordu.

Yine o zaman şimdilerde daha iyi anladığımız bir olay daha oldu. Gazeteci Hasan Fehmi, Galata köprüsünde öldürülmüş ve cenazesine bütün muhalifler katılmıştı. Bu cenaze töreni İttihat ve Terakki partisinin bir gövde gösterisine neden olmuştu.

Sanki öğütlenmiş gibi 31 Mart olayının hemen arkasından tüm yurtta ve Anadolu’da ayaklanmalar çıkmıştı.  Karnını zor doyuran Anadolu insanının bu olayların içinde kendilerini bulmaları tesadüf değildir.

Abdülhamit’in “ İngilizler diğer bütün milletlerden daha çok korkulacak bir millettir. Hiçbir vaadinin onlar için kutsallık değeri yoktur.” (Age. 9/116)

Bu arada 31 mart olayından sonra Maliye Müsteşarının 10.00 krş, adalet müsteşarının 6000 krş maaş alması adaletsizlik deyip maaşları ile uğraşmaları memurların maaşlarının artırılması ayrı bir olaydır.  Tabi Anadolu’da krş u görmeden yaşamı sona eren bir sürü insan vardır.

Edirne vekili Rıza Tevfik; İttihat ı Anasır( Osmanlı toplulukları birliği) politikası maskaralığından ben bile bıktım. Artık bu politika kafi. Arnavut’u Türk’e gebertmek, Türk’ü Arnavutlara öldürtmek, bütün Dersim Kürtlerine Arap’ı göndermek… biz bunları istemiyoruz.”

Bütün bu olaylar bir iki sene içinde meydana gelmişti. Asıl önemli olanı bu arada meydana gelen Babaili baskınıdır. 1. Balkan Harbinde zor durumda olan Osmanlı –ordu düşmanla savaşırken ondan daha şiddetli iktidar savaşları yaşanıyordu- ve Kamil Paşa hükümeti Edirne’yi nasıl kurtaracağını hesaplarken kalleşce bir propaganda ile- İttihat Ve Terakki partisi-Kamil Paşanın Edirne’yi Ruslara verdiği haberini yayarlar. Demokrasi için hareket yapan bu insanlar yine demokrasi(Meşrutiyet) adına bu durumdan faydalanıp iktidar için her yolu mübah sayarak Babı ali’yi 50-60 çapulcu ile sarıp halkın gözyaşlarını arkalarına alarak içeri dalmışlar. Gelenlere karşı Müslüman kanının kıymetini bilen insanlar tarafından müdahalesi olmadan içeri girerler. Önüne geleni vururlar.  Ve Nazım Paşa ile karşılaşıp Nazım Paşanın Enver Paşaya: “ Hani siyasetle uğraşmamak için namus sözü vermiştin” demesiyle ,yanındaki Yakup Cemil tarafından vurularak yere serilir.

Ve sadrazam istifa ettirilip iktidara gelirler. O zamana kadar Edirne bizde iken bundan sonra elimizden gider.

1.2. Balkan harbi, Yemen, 1. Dünya savaşı hep bunların eseridir.. Sonuçta vatanı kurtarmak adına vatanın yok oluşunu gözleri ile görerek ve üzülerek acı ve hicap içinde ölürler.

Onların bir acıları vardı. Bir hicapları vardı. Yaptıkları yanlışları düzeltecek kadar güçleri yoktu. Ama bir kere yanlışlık yapıldı. Bazen idealist düşüncelerle hareket ederken kendine değil tamamen karşı tarafa hizmet ettiğinin farkına bile varamazsın. 

Tarih içinde Genç Osman’ı öldüren cellat değil öldürten, Abdülaziz’i öldüren Yozgatlı pehlivan değil yine öldürten onları yönlendiren, yönlendirenleri de yönlendiren insanları bilmedikçe yapılacak hareketlerin hedefi vurmayacağı kesindir. Aptalca kullanılır ve acımana üzülmene bile firsatın kalmaz.

Enver Paşa’nın durumu arkasına bakmadan Hasan dağına oduna giden insana benzer. Tüm çabaları ülkesi için olsa da, kışın ısınmak için dağdan odun getirirken karlar altında ölen insan gibidir. Gitmeseydi belki de kendi sıcaklığı kendini ısıtır yaza erişirdi. Fakat Dünya öyle bir yapıdadır ki bu kışlar hiç bitmez. Yaza çıksa yine odun derdi başlayacaktır, gelecek kışlar için.A.kocaoğlu 28/06/2006


747 defa okundu

Bu yazı hoşunuza gitti mi?

1 2 3 4 5 Rating: 4.88Rating: 4.88Rating: 4.88Rating: 4.88Rating: 4.88 (toplam 26 oy)
comment Yorumlar (0 gönderildi)
En Popüler
En Çok Yorumlanan
En Çok Tavsiye Edilen
Yazarlar